Meme Kanseri ve Çocuklarınız

Meme kanserine yakalanmış kadınların yaklaşık üçte birinin okula giden ve aynı evde yaşayan değişik yaşlarda çocukları bulunmaktadır. Pek çok aile için hastalık söylenmeli mi veya ne kadarı söylenmeli konusu ciddi sorundur. Pek çok ebeveyn çocuklarını üzmemek için teşhisi çocuklarından saklama yoluna gider.

Doğru olan olup biteni çocukla paylaşmaktır.

Doğru olan olup biteni çocukla paylaşmaktır. Çünkü çocuklar evde ciddi bir şeylerin olduğunu mutlaka sezeceklerdir ve onlara doğru açıklamalar yapılmazsa ebeveynlerine olan güvenlerini kaybedecekler ve endişelerini kendi içlerinde yalnız yaşacaklardır. Bu da onların psikolojilerini, hastalığı söylemekten çok daha fazla bozacaktır. Teşhisi saklamak anneyi de çok yoracaktır çünkü tedavi sürecinde olup biteni saklamak hiç kolay olmayacaktır.

Çocuklara olay anlatılırken yaşlarına uygun bir dil kullanmak gerekir, öncelikle kanser deyince ne anlıyorlar onu bulmak ve bu hastalıkla ilgili yanlış bilgileri varsa onları düzeltmek gerekir, örneğin kanser ölümcül bir hastalıktır gibi. Daha sonraki adımda onlarla duygular paylaşılmalı ve onların size duygularını anlatabilmelerini sağlanmalıdır. Eğer çocuk gençse ve biyoloji ve hastalık bilgisi yeterliyse onunla tedavi seçeneklerini de paylaşılmalıdır. Özellikle genç kızlarda ben de yakalanacak mıyım endişesi gelişebilir. Bu konuda da onları aydınlatmak gerekir.

Teşhis ile ilgili sınıf öğretmenini de bilgilendirmek ve onun yardımını istemek iyi olur. Okulda özellikle çok sevdiği ve güvendiği bir öğretmeni varsa bu durum onunla da paylaşılmalıdır.

Eğer kemoterapi yapılacaksa baştan saçların döküleceğini ama sonra tekrar çıkacağını ona anlatmak gerekir, yoksa bu durumla habersiz karşılaşınca çok korkacak ve endişe duyacaktır.

Ebeveynler çok zorlanırlarsa profesyonel yardım almalıdırlar.


Reklamlar