Çok Yaşayın, İyi Yaşayın

Ufak Bir Bisiklet Kazası - Ama Spora Devam!

Herkese merhaba!

Umarım harika bir haftaya hazırsınız! Bu hafta yazım biraz rötarlı, çünkü malesef ufak bir bisiklet kazası geçirdim. Bisiklet yolunda giderken hızlı bir bisikletli beni sollamaya çalıştı ve gidonuma çarptı, ben de bisikletin üzerinden tam anlamıyla uçarak asfalta düştüm. Anlayacağınız üstüm başım yara içinde kaldı ve kürek kemiğine bağlı ufak bir kemiğim de kırıldı. Altı hafta kolum askıda- tek elle yola devam!

Sizinle bu kazayı paylaşmamın nedeni de günümün büyük bir bölümünü hastanede geçirip pek çok ufak ders almış olmam. Bu hafta planım egzersizin önemini konuşmaktı; ancak olay taze iken sizlere kendimizi kazalara karşı nasıl korumamız gerektiğini ve acil kazalarda yapmamız gerekenleri de hatırlatmak istiyorum.

Pek çoğumuzun da bildiği gibi düzenli spor yapmak sağlığımız için çok önemli. Düzenli hareket pek çok hastalığa karşı vücudumuzu korumak ile beraber, yapılan çalışmalara göre meme kanseri riskimizi de düşürüyor. 60,000 kadın üzerinde yapılan yeni bir çalışma haftada 12 “metabolik saat”e eşdeğer yapılan sporun meme kanseri riskini azalttığını gösteriyor—yani haftada dört saat yürüyüş veya iki saat yoğun egzersiz kanser riskimizi düşürmek için yeterli. İlginç bir sonuç da, uzun süre düzenli egzersiz yapıp sporu bırakan kadınların beş ila yedi yıl içerisinde hiç spor yapmamış bir kadın ile aynı riski paylaşması. Yani devamlılık sporun uzun dönemde fayda göstermesi için önemli.

Sağlığınızı korumak için haftada en az iki gün spor yapmaya çalışın. Benim en sevdiğim spor türü yürüyüş! Hem çok kolay ve yorucu değil, hem de meditasyon görevi görüyor. İster müzik dinleyin ister doğayı, yeter ki aktif olmak ve kendinizi stresten arındırmak için dışarı çıkın ve yürüyün. Parklara gidin, ekstra hareket için de belediyelerimizin koyduğu spor aletlerini kullanın. İstanbul’a her döndüğümde sabahları annemle Rumelihisarı-Kuruçeşme arası sahil yolunda gider geliriz. Hem spor yapmış oluruz hem de sohbet ederiz, yorulursak da bir çay içip yolumuza devam ederiz. Hem boğazın güzelliği, hem de sporun verdiği enerji ile güne harika bir başlangıç yapmış oluruz. Aynı yürüyüşü akşam boğazın ışıklarıyla yapmanın keyfi ise bir başka. Siz de ailenizle ve arkadaşlarınızla hem daha sağlıklı ve hem de daha verimli vakit geçirmek için, koltukta değil yürüyüşte sohbet edin! Konuşurken zaman hızla akıp gidiyor, bir bakmışsınız hem yol bitmiş hem de konuşulcak konular. Yani hem arkadaşınız sizi taşıyor, hem de siz onu :)

Küçük bir not: Spor yaparken su içmeyi unutmayın! Yanınızda mutlaka bir şişe su bulundurun.

Yoğun tempolu günlerde spora vakit bulamayabiliriz, ama bu aktif olmamak için bir bahane değil! Hareket etmek için pek çok kestirme yol var, benim en sevdiklerim de şöyle:

- Güvenli olduğu sürece arabanızı gideceğiniz yerden on dakika uzağa park edin, otobüsten veya metrodan bir durak erken inin, ve yürüyün!

- Mümkün olduğunca merdivenleri kullanın. Alışveriş merkezlerinde ve iş yerinizde başka katlardaki tuvaletleri tercih edin. Asansörden vazgeçin ve merdiven çıkmak için bahaneler yaratın.

- Her yemekten önce dışarı çıkın ve binanızın etrafında, veya bir iki sokak çerçevesinde on dakika yürüyün. Dışarı çıkamıyorsanız bina içinde kısaca bir tur atın. Çalışmalar bu küçük egzersiz sonrasında kişilerin daha sağlıklı yemek seçimi yaptıklarını gösteriyor.

- Dik durun! Postürünüzü düzelterek hem kalori harcarsınız hem de karın kaslarınızı güçlendirirsiniz.

- Her sabah 7 dakika yoga yapın ve güne her yönden zinde başlayın! Yogayı detaylı olarak önümüzdeki hafta konuşacağız.

Geçirdiğim ufak kazadan öğrendiğim birşey var ki o da her zaman çok ama çok dikkatli olmak, çünkü kaza hakikaten geliyorum demiyor! Yolda, arabada, bisiklette, karşıdan karşıya geçerken bile her zaman etrafımıza dikkat etmek şart. Kemer bağlamak, kask takmak, telefona bakmamak her ne kadar bildiğimizi düşündüğümüz şeyler ise de bunlara dikkat etmemek kötü sonuçlar doğurabiliyor. Siz dikkat etseniz de başkaları dikkat etmeyebiliyor, ve sonuçlarına siz katlanmak zorunda kalıyorsunuz. Örnek bakınız ben! Kazada suçum olmamasına rağmen eğer bisiklete uygun kıyafetler giyiyor olsaydım, dizlik taksaydım, bu kadar darbe almaz, acı çekmezdim.

Annem Dr. Sevil Öz’ün de dediği gibi: “Riskleri yok edemeyiz, ama kontrol edebiliriz.”

Diğer önemli bir konu da sağlık personeli ile olan diyalog ve ilişkilerimiz. Ben aslında çok şanslıydım çünkü yanımda iki kuzenim ve bir arkadaşım vardı; onlar beni tanıdıkları için kimliğimi polise verebildiler, paramediklere olanları anlattılar, ambulansta ve hastanede bana eşlik ettiler. Ancak yanımda tanıdık birileri olmayabilirdi. Bu nedenle her zaman kimliğinizi, ehliyetinizi, ve sigorta kartınızı mutlaka üzerinizde taşıyın, acil durumlarda aranmasını istediğiniz kişinin adını ve numarasını cüzdanınıza veya kimliğinize yapıştırın. Bunları hazır bulundurun; kazanın şoku ile insan ne yapacağını bilemeyebiliyor.

Kazadan sonra ambulansta ve/veya hastanede paramediklerin, doktorların, ve hemşirelerin sorularını detaylı ve en doğru şekilde cevaplamaya çalışın, eğer sormayı atladıkları birşey olduğunu düşünürseniz—mesela daha önce geçirdiğiniz bir ameliyat—mutlaka bunu onlara söyleyin. Alerjiniz olduğu ilaçları ve kan grubunuzu mutlaka ezberleyin!

Aciller çok yoğun yerler, herkes canla başla çalışırken ve pek çok hastaya aynı anda bakmaya çalışırken gözden kaçan detaylar olabilir, bu nedenle aklınızdakileri asla çekinmeden sağlık çalışanları ile paylaşın. Anlamadığınız yerlerde doktorunuzdan veya hemşirenizden açıklamalarını veya tekrar etmelerini rica edin. Acınızı ve ağrınızı tam olarak tarif edin, detaylıca açıklayın. Hiç bir bilgiyi paylaşmaktan ve sorularınızı sormaktan çekinmeyin, kendinize birşey saklamayın. Unutmayın, kampsamlı ve doğru bilgi, teşhisinizin doğru ve tedavinizin verimli olmasını sağlayacaktır.

Gelin bu hafta yürüyüş yapmaya başlayın, gün içinde daha hareketli olmaya çalışın. Bu süreçte de güvenliğinize dikkat edin ve her zaman kendinizi risklere karşı koruyun. Ben de iyileşir iyileşmez bisiklet kullanmaya devam edeceğim, ama bu sefer doğru kıyafetleri giyip risklerimi azaltarak :)

Bisiklet demişken - aramızdan bir hanımın bisiklet üzerine kurduğu harika bir instagram sayfası var, adı da “bisikletseyahatnamesi”. Elli yaşındaki bu hanım düzenli sporunu İstanbul’da bisiklete binerek yapıyor ve bu arada olağanüstü güzel resimler çekiyor. Mutlaka takip edin. Hepimize bir ilham kaynağı olması dileği ile!

Haftaya yoga ve meditasyon hakkında konuşacağız. Her zamanki gibi yorumlarınızı ve sorularınızı bana yollayabilirsiniz!

Kendinize iyi bakın, sağlıkla kalın!

Nazlı Şenyuva

23.9.2014 - 18:33

Diğer Yazılar  ››

Reklamlar